KAYABAŞI

TAKSİ/MİNİBÜS PLAKA DAVALARI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN MÜLKİYET HAKKI YORUMU

TAKSİ/MİNİBÜS PLAKA DAVALARI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN MÜLKİYET HAKKI YORUMU
TAKSİ/MİNİBÜS PLAKA DAVALARI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN MÜLKİYET HAKKI YORUMU

Son günlerde özellikle İstanbul ilinde yaşanan taksi tartışmaları ve taksi sayısının yetersiz olması gibi kent sakinlerini ilgilendiren konular zaman zaman idari yargı merciileri önüne de taşınmaktadır.

İster dolmuş (minibüs) ister taksi olsun çoğu zaman ilgili idarece ihale ile satılan ve çalışma izni verilen plaka sahipleri kendileri dava açabildilkeri gibi özellikle yeni ihaleye çıkarılan plakalara yada yeni açılan hatta ilişkin diğer  hatta çalışan minibüs esnafı tarafından davalar açılabilmektedir.

Danıştay 8. Dairesi uzun yıllar farklı kararlar vermişse de, son yıllarda istikrarlı bir şekilde bu tür davalarda ihtiyaç unsurunu ön plana çıkarmakta ve hatta bu konu da keşif bile yapılmasını talep ederek bozma kararları vermektedir.

8. Dairesinin 2005/5505 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; "mevcut araç sayısının yeterli olup olmadığı, yolcu talebini karşılayıp karşılamadığı, yeni ve ilave araçların çalışmasına ihtiyaç bulunup bulunmadığı konusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken eksik inceleme sonucu verilen idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır" şeklindeki bozma kararı ile  detaylı bir rapor alınması gerektiği vurgulanmıştır. 

Aynı Daire 2009/3006 sayılı dosyada da "bu hatlarda taşımacılık hakkı bulunan minibüslere "ek olarak" ilçe veya belde minibüslerinin çalışmalarına ihtiyaç olup bulunup bulunmadığı saptanıp bu saptama sonuçlarına göre taşımacılık hakkı verilmiştir" şeklindeki gerekçe ile Bursa 3. İdare Mahkemesinin iptal kararını bozmuştur.

İhtiyaç unsuru artık yerleşmiş bir ihtiyaç olup, yerel mahkemeler de ihtiyaç unsuru olup olmadığını inceleyerek karar vermektedir. Bursa 3. İdare Mahkemesi de bir kararında "ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak görevi belediyelere verilmiştir. Belediyeler bu görevlerini yerine getirirken mevzuat ile belirlenen esaslara uygun olarak hareket etmelidir. Kapsamlı ihtiyaç analizi yaptıktan sonra, yeni kurulan toplu taşıma hatlarında çalışmak isteyenler arasında eşitliğin ve kamu yararının sağlanması için 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre hareket edilmesi gerekmektedir"  gerekçesiyle UKOME kararının iptaline karar vermiştir. 

İhtiyaç unsuru saptandıktan sonra ilgili belediyece minibüs yada taksi ihalesi için ihaleye çıkılmalı, bunun için de öncelikle meclis kararı alınması gerekmektedir. Bursa 3. İdare Mahkemesinin bir başka kararında da "belediye meclisi tarafından taksi plaka sayısı belirlenmeden ve ihaleye çıkılmasına karar verilmeden belediye encümeni tarafından tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık görülmemiştir."  denilerek plaka ihalelerindeki usul anlatılmıştır.

4.05.2021 günlü Resmi Gazetede yayımlanan bireysel başvuru kararında (2018/20720) Anayasa Mahkemesi tarafından yolcu taşımaya ilişkin minibüs hattı tahsisinin iptali nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Başvuruya konu olayda, Tunceli Belediyesi tarafından 1987 ve 1997 tarihli iki encümen kararı ile 32 kişiye taşımacılık yetkisi verildiği, her sene bu kişiler tarafından her yıl işgaliye harcı ödendiği, Sayıştay Başkanlığınca Tunceli Belediyesi  hakkında yapılan denetimler sonucunda 2014 yılına ilişkin denetim raporu hazırlandığı,  Anılan raporun ''Minibüs Hattının İhalesiz Verilmesi'' başlığı altında özetle Belediye tarafından Merkez-Atatürk Mahallesi'nde çalışan 32 minibüs hattının ihalesiz verildiği ve bu hususun mevzuata aykırı olduğu tespitlerine yer verildiği, Sayıştay Başkanlığının bu tespiti üzerine 8/3/2016 tarihli ve 29 sayılı Belediye Meclisi kararı ile ihale yapılmadan Encümen kararıyla bedelsiz olarak verilen imtiyazın kaldırılarak hattın ihale yoluyla üç yıl ücreti mukabilinde kiralanmasına karar verildiği ve  başvurucuların, Meclisin minibüs hatlarının üç yıllığına kiraya verilmek üzere ihaleye çıkarılmasına ve bu husustaki işlemleri yapması için Encümene yetki verilmesine dair 8/3/2016 tarihli ve 29 sayılı kararın iptali için ayrı ayrı dava açtıkları anlaşılmaktadır.

Yüksek Mahkeme önce;

"Başvurucuların mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen minibüs hattı tahsisinin iptal edilmesinin -ücret karşılığı yolcu taşımacılığı yapma imkânını ortadan kaldırdığı dikkate alındığında- başvurucuların ekonomik faaliyeti üzerinde olumsuz etkileri olacağı ve mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği açıktır. 

Tespitini yapmış, devamında;

 "İdare, aradan geçen bu uzun süre boyunca herhangi bir müdahalede bulunmadığı gibi işgaliye harcı ve benzeri ücretler karşılığında başvuruculara yer göstermiş ve faaliyetlerini kolaylaştıracak çeşitli imkânlar tanımıştır. İdarenin bu tutumu başvurucularda uzun zamandan beri süregelen faaliyetlerini sürdürecekleri yönünde haklı bir beklenti oluşturmuştur. Dolayısıyla tahsislerin iptali şeklindeki müdahalenin başvurucular açısından öngörülebilir olduğunu söylemek mümkün değildir."

 cümlelerine yer vermiş, son olarak da;

"Bu bakımdan başvuruculara ait imtiyazın sona erdirilmesi genel anlamda haklı bir dayanağı bulunuyor ise de idarenin bu yetkisini ne şekilde kullandığı, bu yetkinin kullanılma zamanı, Kooperatif üyelerinin hazırlıklı olup olmadığı ve idarenin telafi edici önlemler alıp almadığı önem arz etmektedir. Somut olayda Belediye hakkında yapılan denetim sonrasında düzenlenen tutanak uyarınca işlem tesis etmiştir. Uzun yıllardan beri yolcu taşımacılığı imtiyazını elinde bulunduran başvurucular alınan karar öncesinde bilgilendirilmediğinden oluşacak yeni duruma kendilerini hazırlayabilmeleri yönünde bir imkân sahibi olmamıştır. İdarenin herhangi bir uyarı yapmadan ve geçiş süresi de öngörmeden bir anda almış olduğu karar ile başvurucuların toplu taşıma faaliyeti sona ermiştir. Başvurucuların bu kararın alınma sürecinde herhangi bir etkisi de olmamıştır. İdare, başvurucuların etki etmesinin mümkün olmadığı ve tek taraflı olarak almış olduğu kararla ekonomik bir değer teşkil eden imtiyazı kendisinin belirlediği bir zamanda iptal etmiş olup bu husus imtiyaz sahibi olan başvurucular yönünden öngörülemez bir durumdur. Öte yandan imtiyazı iptal eden idare, başvurucuların bu nedenle karşılaşacakları muhtemel zararların tazmini amacıyla herhangi bir tedbir almadığı gibi hak sahiplerine faaliyetlerini sürdürebilecekleri başka bir alan da göstermemiştir. Bütün bu hususlar bir araya geldiğinde imtiyaz sahiplerine iptal sonrasında oluşacak yeni duruma uyum göstermeleri için süre ve imkân tanınmadan, iptalin olası sonuçları hakkında herhangi bir önlem almadan ve daha da önemlisi iptalden önce buna ilişkin objektif koşullar belirlemeden imtiyazın sona erdirilmesi bütün külfetin başvuruculara yüklenmesi sonucunu doğurmuştur.

şeklindeki gerekçesi ile hazırlıksız olarak, süre verilmeden, tedbir alınmasına müsaade edilmeden 30 yıldan fazla taşımacılık yapan minibüs esnafının imtiyazının ellerinden alınmasını hukuka aykırı bulmuştur.

Anayasa Mahkemesinin "mülkiyet hakkı" yönüyle verdiği bu karar "rekabet hukuku" ve "kazanılmış haklar/statü hukuku" yönüyle uzun uzun tartışılacak olup, bu kararın  hat/plaka davalarını görmekte olan idari yargı merciilerine farklı bir bakış açısı getireceği kuşkusuz olduğu gibi minibüs/taksi ihalesi yapmak isteyen idareleri de hukuken zora sokacağı tartışmasızdır.

Bu karar sonrası minibüs/taksi ihalesi yapmak isteyen belediyeler, eski plaka/hat sahiplerinin açabilecekleri muhtemel davalar öncesinde ihtiyaç unsurunu saptadıktan sonra daha önce yolcu taşımacılığı hakkı kazananların mülkiyet haklarına halel gelmemesi için Anayasa Mahkemesi gerekçelerini dikkate almak zorunda kalacaklar, aksi takdirde yeni ihale edilen taksi/minibüs plakaları iptal edilebilecektir. 

Av. Sadi KAYABAŞI 


Paylaş:
Son Blog Yazıları
1 Haziran 2024 Cumartesi
Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonları tarafından yapılan zabıt katipliği sözlü sınavları öncesinde, sınav komisyonlarınca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon...
30 Mayıs 2024 Perşembe
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Aday Sürücülük" başlıklı 17. maddesinde; 12.7.2013-6495/22 md.) İlk defa sürücü belgesi alanlar en az bir yıl süre ile aday sürücü olarak kabul edilirler. Aday sürücülüğün süresi, aday sürücülerin sürücü belgelerinin iptal edilme ve yeniden sürücü belgesi a...
30 Mayıs 2024 Perşembe
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde, ticari faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu hükme bağlanmış, 10. maddesinin (a) bendinde; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması vergiyi doğuran olay kaps...