Son dönemde Türk vatandaşları ile evlenerek vatandaş olmak isteyen yabancı uyruklu kişilerin vatandaşlık başvuruları güvenlik birimleri tarafından "milli güvenlik ile kamu düzeni bakımından engel teşkil ettiği" gerekçesiyle reddedilmekte olup, başkaca bir sebep gösterilmeden vatandaşlığın reddedilmesi nedeniyle idari yargıda davalar açılmaktadır.
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 10. maddesinin 1. fıkrasında; Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancının, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabileceği, ancak aranan şartları taşımanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamayacağı kural altına alınmış, 16. maddesinin 1. fıkrasında; bir Türk vatandaşı ile evlenmenin doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmayacağı, ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancıların Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilecekleri belirtilmiş, devamında, başvuru sahiplerinde; (a) Aile birliği içinde yaşama, (b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama, (c) Milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama şartlarının aranacağı kuralına yer verilmiştir.
06.04.2010 tarihli ve 27544 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 14. maddesinde; "Türk Vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması" yetkili makam kararı ile Türk Vatandaşlığının kazanılması yolları arasında sayılmış, 25. maddesinde; "(1) Kanunun 16 ncı maddesinde sayılan şartları taşıyanlar evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. (2) Başvuruda bulunan yabancı hakkında müracaat makamlarınca araştırma yapılır. Araştırma sonucunda yabancının; a) Bir Türk vatandaşı ile üç yıldan beri evli olmadığı, b) Evliliğin boşanma veya müracaat tarihinden önce ölüm gibi nedenlerle son bulduğu, c) Herhangi bir suçtan dolayı yargılamasının devam ettiği veya hükümlü ya da tutuklu olduğu, ç) 26 ncı madde uyarınca istenen belgeleri ibraz edemediği, anlaşıldığı takdirde başvurusu kabul edilmez..." hükmüne, 28 maddesinde; "(1) İl emniyet müdürlüğünce evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancının; a) Aile birliği içinde yaşayıp yaşamadığı, b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak şekilde fuhuş yapmak ve fuhuşa aracılık etmek gibi davranışlarının olup olmadığı, c) Türk vatandaşlığını kazanmasında millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunup bulunmadığı, hususları araştırılır ve oluşan olumlu veya olumsuz kanaat soruşturma formuna açık bir şekilde yazılır. Soruşturma formuna soruşturmaya ilişkin tutanaklar da eklenir..." hükmüne, 29. maddesinde; "(1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı ve eşi, komisyon tarafından ayrı ayrı ve birlikte mülakata tabi tutulmak suretiyle evliliğin gerçek bir evlilik ya da Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılmış bir evlilik olup olmadığı araştırılır. (2) Mülakat sonucunda oluşan kanaat evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin mülakat formuna yazılır. İl müdürlüğünce dosya karar alınmak üzere Bakanlığa gönderilir." hükmüne, 72. maddesinde de; "(1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı hakkında yerleşim yerinin bulunduğu güvenlik birimlerince soruşturma, Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğünce de arşiv araştırması yapılır. Komisyon tarafından gerekli görülmesi halinde kamu görevlileri aracılığı ile soruşturma yaptırılabilir. (2) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı hakkında 28 inci madde uyarınca yerleşim yerinin bulunduğu güvenlik birimlerince yapılan soruşturma sonucunda evliliğin Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılıp yapılmadığına dair olumlu veya olumsuz bir kanaate varılamaması halinde Türk vatandaşı eşin yakınlarının ifadelerine de başvurulmak suretiyle kanaat oluşuncaya kadar periyodik olarak soruşturma işlemine devam edilir...(4) Türk vatandaşlığını kazanmak veya kaybetmek isteyen kişi hakkında yapılan araştırma ve soruşturma bir yıl geçerlidir, ancak gerekli görülen hallerde bu süre beklenmeksizin yeniden araştırma ve soruşturma yaptırılabilir..." hükmüne yer verilmiştir.
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 10. maddesinde; Türk Vatandaşlığına alınmada aranan şartları taşımanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak hak sağlanamayacağı kurala bağlanmış olup, Devletin hükümranlık hakkının doğal bir sonucu olarak yabancıları Türk Vatandaşlığına kabul edip etmeme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğunda kuşku bulunmamaktadır. Ancak bu yetkinin kanunun temel ilkeleri, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı mercince saptanması halinde, dava konusu edilen idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı sebebiyle iptalinin gerekeceği açıktır.
Yine, evlilik yolu ile Türk Vatandaşlığının kazanılmasında, bir Türk Vatandaşı ile en az 3 yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılarda aile birliği içinde yaşama, evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama ve milli güvenlik ile kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halin bulunmaması şartlarının gerçekleşmesi gerektiği açıktır.
Uygulamada genellikle evlenilen eşin sabıka kaydı nedeniyle yada tamamen içi boş nedenlerle vatandaşlık başvurularının reddedildiği görülmekte olup, tarafımızdan açılan bir davada Ankara 13. İdare Mahkemesince;(2024/1362)
Bu durumda; Türk vatandaşlığına kabul etme konusu Devletin hükümranlık yetkisine ilişkin olmakla birlikte, davacının Türk vatandaşı ile evlendiği tarihten itibaren 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 16. maddesinde belirtilen şartlara uygun bir yaşam sürdüğü ve evlilik birliği ile bağdaşmayacak herhangi bir faaliyette bulunduğuna dair somut bir tespit ve bilginin bulunmadığı, davacının eşi hakkında kesinleşen mahkumiyet kararları bulunduğu gerekçe gösterilmişse de, davacı hakkında milli güvenlik ile kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halin varlığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmiş ve davacı vatandaşlık statüsü kazanmıştır.
Şüphesiz, yabancıların Türk vatandaşlığına alınması konusunda Devletin takdir yetkisi bulunmakta ise de, evlenme yoluyla vatandaşlık talep edenlerin özel durumları yasal olarak düzenlendiğinden, yada aranan şartların taşınması halinde vatandaşlık statüsünün verilmesi gerekmekte olup, aksine bir tasarruf yargı merciilerinden döneceği gibi vatandaşlığa engel başkaca bir halin mevcudiyeti halinde her zaman vatandaşlıktan çıkarılmanın da mümkün olduğu bilinmelidir.
Av. Sadi KAYABAŞI