2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun "Müze giriş ücretleri ile madenlerden belediyelere pay" başlıklı mükerrer 97'nci maddesinin (b) bendi, " Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde faaliyet gösteren maden işletmelerince, 3213 sayılı Maden Kanununun 14 üncü
maddesinde yer alan paylara ilaveten yıllık satış tutarının % 0,2’si nispetinde belediye payı ayrılır." hükmüne yer verilmiştir.
Maden Kanununun I-(A) Grubu Madenleri ile İlgili Uygulama Yönetmeliği'nin "Belediye Payı" başlıklı 34'üncü maddesinde "Madenin tüvanan olarak üretildiği alanın belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde olması durumunda, üretilen madenin ocak bası satıs tutarının %0,2’si belediye payı olarak ruhsat sahibi tarafından Haziran ayı sonuna kadar ilgili belediyeye ödenir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen belediye payına ilişkin davaların hangi yargı kolunda görüleceği belirsiz olup, bu konuda idare ve vergi mahkemeleri arasında görevsizlik kararları verilebilmektedir. Bu kapsamda belediye payının "vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülük olarak" değerlendirilip değerlendirilmeyeceği önem arz etmektedir.
5779 sayılı Kanunun 7. maddesinin gerekçesinde, bu madde kapsamında, belediyelere gönderilecek paylardan yapılacak kesintiler konusunda temel hükümlerin ihdas edildiği, öncelikle, il özel idareleri ve belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından ayrılacak paylar ile bu Kanunda ve diğer Kanunlarda bu idarelere verilmesi öngörülen payların vergi hükmünde olduğunun ifade edildiği, bu çerçevede, genel bütçeden gönderilen payların hukuki çerçevesinin çizildiği ve bu gelirlerin, 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesinin son fıkrasındaki, "Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez." hükmü uyarınca haczedilmesinin önlenmesinin amaçlandığı belirtilmiştir
Bursa Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince belediye payının vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülük olarak değerlendirilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup, kararda;
"Bu kapsamda, anılan madde ile söz konusu Kanunda, il özel idareleri ve belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarda bu idarelere verilmesi öngörülen payların vergi hükmünde olduğu düzenlemesine yer verilerek genel bütçeden gönderilen payların hukuki çerçevesinin çizildiği ve bu gelirlerin 5393 sayılı Belediye Kanununun 15'inci maddesinde yer alan hükmü paralel olarak haczedilmesinin önlenmesinin amaçlandığı hususu dikkate alındığında, somut uyuşmazlıkta 3213 sayılı Kanunun 14. maddesinde belirtilen paylara ilaveten, 2464 sayılı Kanunun mükerrer 97. maddesinin (b) bendi uyarınca alınan payın, Vergi Mahkemelerinin görev alanına giren, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülük olarak değerlendirilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Bu durumda, 2464 sayılı Kanunun mükerrer 97. maddesinin (b) bendi uyarınca, 3213 sayılı Maden Kanununun 14. maddesinde yer alan paylara ilaveten yıllık satış tutarının % 0,2'si nispetindeki orana tekabül eden belediye payının, Vergi Mahkemelerinin görev alanına giren, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülük olarak değerlendirilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığından uyuşmazlığın görüm ve çözümünün 2576 sayılı Yasa'nın 5. maddesi uyarınca İdare Mahkemesinin görevine girdiği sonucuna varılmıştır." cümlelerine yer verilmektedir.
Maden mevzuatı uyarınca alınan belediye payına ilişkin davalar yukarıda yer verilen bölge idare mahkemesi kararı uyarınca idare mahkemelerinde görülecek olup, çok fazla uygulaması bulunmayan ve Sayıştay raporlarında yer verilen bu kamu alacağına ilişkin uyuşmazlıkların vergi yargısında değil, idare mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
Av. Sadi KAYABAŞI