1512 sayılı Noterlik Kanununun 148. Maddesinde;
“Disiplin cezaları:
Madde 148 – Noter katipleri ve katip adayları hakkında verilecek disiplin cezaları şunlardır:
A) Uyarma: Katip veya adaya daha dikkatli davranması gerektiğini yazı ile bildirmektir.
B) Kınama: Katip veya adaya, görevinde veya davranışında kusurlu sayıldığını yazı ile bildirmektir.
C) Ücretten kesme: Katibin veya adayın, aylık net ücretinin yarısını geçmiyen bir kısmının kesilmesidir.
D) Meslekten çıkarma: Katibin veya adayın, bir daha noter katibi veya katip adayı atanmamak üzere meslekten çıkartılmasıdır.
127 nci madde hükmü noter katipleri ve adayları hakkında da kıyasen uygulanır.” kuralına yer verilmekte iken Anayasa Mahkemesinin 06/07/2026 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 2026/86, K:2026/76 sayılı kararı ile maddenin iptaline karar verilmiştir.
Yüksek Mahkeme iptal gerekçesinde Türk Eczacıları Birliği Kanunu’nun eczacı odaları haysiyet divanının görev ve yetkilerini düzenleyen 30. maddesinin iptaline ilişkin kararına atıf yapmış, 2012/16 sayılı kararındaki gerekçelerin bu madde yönüyle de aynı olduğuna vurgu yapmıştır.
2021/16 sayılı kararda ise "..., maddede sayılan disiplin suç ve cezaları arasında yeterli bağlantının kurulmadığı, bu çerçevede disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda fiil ve hareketin niteliğine göre disiplin cezalarının verilebileceği öngörülmekle birlikte bu ölçütün disiplin cezasının muhatapları açısından yeterli bir hukuki güvence sağlamadığı, Öte yandan disiplin cezasının belirlenmesi konusunda haysiyet divanına sınırsız bir takdir yetkisinin tanındığı, bu bağlamda haysiyet divanına, disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda ilgili kısımda yer alan disiplin cezalarından istediğini uygulama imkânının tanındığı, haysiyet divanının bu yaptırımı uygularken anılan Kanun’da öngörülen sırayı gözetme zorunluluğuna da tabi tutulmadığı, . Söz konusu kararda Anayasa Mahkemesi; haysiyet divanına tanınan yetkinin somut olayın özelliklerine, eylemin ağırlığına, oluşan zararın büyüklüğüne göre kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmasını sağlamanın yanı sıra işlenen disiplinsizlik eylemi ile belirlenen disiplin cezası arasında adil bir dengenin gözetilmesini temin edecek gerekli ve yeterli mekanizmaların kurulmadığı, verilecek disiplin cezaları bakımından keyfî yorum ve uygulamalara karşı hukuki güvencenin sağlanmadığı sonucuna varmıştır " cümlelerine yer verildiği görülmektedir.
Keza Anayasa mahkemesi bu gerekçeyi 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu, 9/3/1954 tarihli ve 6343 sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile 7/6/1985 tarihli ve 3224 sayılı Türk Diş Hekimleri Birliği Kanunu’nun benzer düzenlemeleri içeren hükümlerini incelediği kararlarında da sürdürmüştür.
Sonuç olarak, iptal kararının yürürlüğe girmesinin ardından Noterlik Kanununun disiplin kuralları yeniden düzenlenecek olup, hangi disipline konu fiile hangi cezaların verileceği açık ve net olarak yapılacak kamun maddesinde gösterilecektir.
Av. Sadi KAYABAŞI