KAYABAŞI

Ön İnceleme Raporu İle Disiplin Cezası Verilebilir Mi?

Ön İnceleme Raporu İle Disiplin Cezası Verilebilir Mi?
Ön İnceleme Raporu İle Disiplin Cezası Verilebilir Mi?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin amiri ve disiplin cezaları" başlıklı 124. maddesinin ikinci fıkrasında, “Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un "Disiplin kurulları ve disiplin amirleri" başlıklı 134. maddesinde; disiplin kurullarının kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, hangi memurlar hakkında karar verebilecekleri ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esaslar ile bunların yetki ve sorumlulukları gibi hususların Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelik ile  düzenleneceği kurala bağlanmıştır.

657 sayılı Kanun'un 134. maddesiyle verilen yetki uyarınca Cumhurbaşkanlığınca hazırlanan ve 30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği", yayımı tarihi olan 30/04/2021 tarihi itibarıyla yürürlüğe konulmuş ve 42. maddesiyle, 17/09/1982 tarih ve 8/5336 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Disiplin  Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik”  yürürlükten kaldırılmıştır.

Öte yandan, 17/09/1982 tarihli, 8/5336 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunduğu haliyle; Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik'in "Disiplin Amirlerinin Sorumlulukları" başlıklı 19.maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, "Memurların uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan çıkarma cezalarından biriyle cezalandırılması gereken disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten itibaren kanunen belli süreler içinde disiplin soruşturmasını başlatarak; gerekli cezayı uygulayarak, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğramasını önlemek," zorunda oldukları düzenlenmiştir.

4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, “bu Kanun'un amacı, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirtmek ve izlenecek usulü düzenlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde de, bu Kanun'un, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanacağı, ancak disiplin hükümlerinin saklı olduğu hükümlerine yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un "Ön inceleme yapanların yetkisi ve rapor" başlıklı 6. maddesinde ise, ön inceleme ile görevlendirilen kişi veya kişilerin, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'na göre işlem yapabilecekleri; hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisinin ifadesini de almak suretiyle yetkileri dahilinde bulunan gerekli bilgi ve belgeleri toplayıp, görüşlerini içeren bir rapor düzenleyerek durumu izin vermeye yetkili mercie sunacakları; yetkili merciin bu rapor üzerine soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar vereceği hükme bağlanmıştır. 

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Buna göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir ve delillerle şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir. 

Yukarıda  belirtildiği üzere; disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da isnada maruz kalanların hukuki güvencesi yönünden gereklidir. Soruşturma emri verilmesi; bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda bir rapor hazırlanması ve bu raporda; olayın değerlendirilmesi, soruşturmacının kanaat ve teklifini belirtmesi ve raporun ilgili makama sunulması, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olması, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması zorunluluğu, disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de gereğidir.

Danıştay 12.Dairesinin 2022/506 sayılı kararında;

"Bakılan uyuşmazlıkta; davacının üzerine atılı disiplin suçunu işlediğinin şüpheye yer vermeyecek somut bilgi ve belgelerle ortaya konulabilmesi için tarafsız ve bağımsız bir soruşturmacı tayin edilerek iddianın tüm ayrıntılarıyla araştırılması, disiplin cezasına konu eylemin sübuta erip ermediğinin tespiti amacıyla soruşturma raporu düzenlenmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, hakkında soruşturma açılmaksızın, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun kapsamında ön inceleme konusunda verilen yetkiye dayanılarak hazırlanan rapordaki tespitlere dayalı olarak davacının disiplin yönünden savunmasının alınması suretiyle davaya konu disiplin cezasının tesis edildiği anlaşılmıştır.

Bu duruma göre; ön inceleme konusunda muhakkike verilen yetkinin, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun'un 5. ve 7. maddeleri ile sınırlı olması ve muhakkikçe kendisine verilen bu yetkinin (disiplin cezası verilmesi yönünden yetkili kılınmak suretiyle) aşılarak disiplin hükümleri yönünden de kanaat bildirildiğinin anlaşılması karşısında, disiplin cezasına konu eylemin sübuta erip ermediğinin tespiti amacıyla soruşturma raporu düzenlemek ve bu raporda belirlenen tespitler değerlendirilmek suretiyle davacı hakkında disiplin yönünden işlem tesis edilmesi gerekirken, disiplin soruşturması açılmaksızın ön inceleme raporuna dayalı olarak davacının cezalandırıldığı anlaşıldığından, davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuki güvenlik ile belirlilik ilkelerine uyarlık görülmemiştir." gerekçesine yer verilerek 4483 sayılı Kanun uyarınca yapılan ön inceleme sonucu hazırlanan rapora dayanılarak  disiplin cezası verilmeyeceği açıkça vurgulanmaktadır.

Disiplin süreci ve 4483 sayılı Kanun uyarınca yapılan soruşturma izni süreçleri farklı süreçler olup, niteliği itibari ile birbirine benzer olsa da sonuçları açısında farklı kararlara neden olan bu iki sürecin ayrı ve titizlikle yürütülerek sonlandırılması gerekmektedir. Disiplin soruşturması sonucu 4483 sayılı Kanun uyarınca "soruşturma izni verilmesine" yada "soruşturmasına izni verilmemesine" " şeklinde bir karar verilemeyeceği gibi 4483 sayılı Kanun uyarınca yapılan ön inceleme sonucu hazırlanan rapor uyarınca da disiplin cezasına karar verilemeyecektir. 


Av. Sadi KAYABAŞI

Paylaş:
Son Blog Yazıları
27 Ocak 2026 Salı
Görev başında iken kalp krizi geçiren kamu personelinin vazife malulü sayılıp sayılmayacağı ve bunlara vazife malulü aylığı bağlanıp bağlanmayacağı yargı organları arasında tartışılmaktadır.Mülga 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 44. maddesinde; "Her ne sebep ve suretleolursa olsun vücutlarında ...
14 Ocak 2026 Çarşamba
Serbest çalışan diş hekimlerine disiplin cezalarını öngören kanun maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişir. Kararda Yüksek Mahkeme önceki kararlarına atıf yaparak gerekçe oluşturmuştur.3224 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre Diş Hekimleri Odaları (Oda) bu Kanun’da yazılı esaslar uyarınca ...
9 Aralık 2025 Salı
Özellikle yaz aylarında ülkemizin birçok ilinde gölete girerek serinlemeye çalışan çocukların gölde boğulmak suretiyle vefat haberleri basında yer almaktadır.Hemen her yerde bulunan irili ufaklı göletlerde meydana gelen ölüm olaylarında idarenin kusuru olup olmadığı sıkça tartışılmakta olup, meskun ...