KAYABAŞI

Sürekli İşçilerin Tayin Yasağı Anayasa Mahkemesince İptal Edilmiştir.

Sürekli İşçilerin Tayin Yasağı Anayasa Mahkemesince İptal Edilmiştir.
Sürekli İşçilerin Tayin Yasağı Anayasa Mahkemesince İptal Edilmiştir.

Taşerondan kadroya geçen sürekli işçilerle ilgili hususları düzenleyen, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 23'üncü maddesinin beşinci fıkrasında; "Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir." hükmü yer almaktadır.

Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi tarafından söz konusu düzenlemede yer alan "…çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde…” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için Anayasa Mahkemesine  başvurulmuştur.

İtiraz konu kuralda  söz konusu işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçiş işlemi yapılmadan önce çalıştırıldıkları teşkilat ve birim dışında görevlendirilmelerine imkân tanınmadığı anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle kural uyarınca anılan işçilerin yer değişikliğine yönelik taleplerinin işverence kabul edilmesi mümkün değildir.

Nitekim Yargıtay uygulamasında da madde kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin geçiş işlemi yapılmadan önceki işyerinde çalışmaya devam ettirileceğinin kuralla açıkça düzenlendiği, dolayısıyla bu işçilerin başka bir ile veya bölgeye naklinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/14198, K.2025/1316, 10/2/2025).

Yüksek Mahkeme önce "Madde uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin bu kadroda istihdam edildikleri süreçte yer değişikliği talep etmelerini gerektirecek belirli nedenlerin ortaya çıkabileceği açıktır. " tespitinde bulunmuş, kararın devamında "işverenin işçinin yer değişikliğini değerlendirme bağlamında sahip olduğu yönetim yetkisini dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanması ve bu kapsamda alacağı kararda işçiyi gözetme borcunu göz önünde bulundurması gerektiği kuşkusuzdur." cümlesine yer vermiş,  "kamu kurum ve kuruluşlarda çalıştırılan işçilerin yer değişikliği taleplerinin reddedilmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda işverenin yönetim yetkisini dürüstlük kuralı ve işçiyi gözetme borcuna uygun şekilde kullanıp kullanmadığının yargı mercilerince denetlenmesinin mümkün olduğu"na vurgu yapıldıktan sonra  "yapılan düzenlemeyle teşkilat ve birimdeki işleyişin aksamasını önlemek amaçlanmış olsa da işçilerin yer değişikliği taleplerinin karşılanmasının her durumda anılan işleyişi bozacağının mümkün olmadığı, bundan dolayı işçilerin makul nedenlere dayanan yer değişikliği taleplerinin işverence değerlendirilmesine ve bu kapsamda alınacak kararların hukuka uygunluğunun yargı mercilerince denetlenmesine imkan tanımayan kuralın Anayasa'ya aykırı olduğuna" karar verilmiştir.

İptal kararı Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecek olup, bu süre içinde yasa koyucu tarafından yer değişikliği taleplerine ilişkin bir düzenleme yapılabilecektir. Yüksek Mahkeme yer değişikliği taleplerinin değerlendirilmesi gerektiğine karar verdiğinden yer değişikliği yapmak isteyen bu işçilerin tayin talebinde bulunmaları, taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise idari yargı merciilerine başvurmaları gerekmektedir. 


Av. Sadi KAYABAŞI 

Paylaş:
Son Blog Yazıları
10 Ağustos 2026 Pazartesi
7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu'nun "Temel ilkeler" başlıklı 4'üncü maddesininbirinci fıkrasının (a) bendinde; "Öğretmen ve yöneticilerin; a) Nitelikleri ile görev, yetki vesorumluluklarının mesleğinin gereklerine uygun olarak belirlenmesi, esastır." hükmüne, "Hazırlıkeğitimine başlıklı 9'unc...
7 Ağustos 2026 Cuma
Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8. maddesinin (5) numaralı fıkrasının (a) bendinin (1) cümlesinde "belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak" 12 ay uzun süreli kademe ilerlemes...
30 Temmuz 2026 Perşembe
İlk ve orta dereceli okullarda okuyan küçüklerin eğitim hizmetinin yürütülmesi sırasında idareye doğrudan atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı halde gerek küçüğün kendi dikkatsizliği gerek diğer öğrencilerin bilinçsiz ve çocukça davranmaları veyahut nedeni açıklanamayacak şekilde gördükleri zararla...