Vergi incelemesinin tamamlanması üzerine tebliğ edilen ihbarnamelere karşı dava açma süresinin ne zaman başlayacağı konusunda Anayasa Mahkemesinin önüne gelmiş ve bireysel başvuru yoluyla verilen kararda uzlaşma talebinin dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde dava açma süresinin vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın tebliğ yapılan hâllerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliği izleyen günden başlayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda Mahkeme, ilgili mevzuat hükmü doğrultusunda dava konusu ihbarnamelerin 9/12/2020 tarihinde tebliğ edildiğini belirterek bu tarihten itibaren otuz günlük süreyi hesaplamış; davanın açıldığı 27/1/2021 tarihinin otuz günlük süreden sonra olduğunu tespit ederek hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Diğer yandan 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ek 7. maddesinin dördüncü fıkrasında, uzlaşmanın vaki olmaması hâlinde mükellef veya ceza muhatabının tarh edilen vergiye veya kesilen cezaya uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiş; bu takdirde dava açma müddetinin bitmiş veya on beş günden az kalmış olması hâlinde ise bu müddetin tutanağın tebliği tarihinden itibaren on beş gün olarak uzayacağı düzenlenmiştir.
Uzlaşma talep edilen vergi incelemelerinde dava açma süresinin ne zaman başlayacağı yukarıda yer verilen kural ile düzenlenmiş olup, buna rağmen, uzlaşmadan önce yapılan tebligatlar üzerine davaların açılabildiği yada uzlaşma toplantısının geç bildirilmesi gibi durumlarda açılan davalarda vergi yargısınca uzlaşma konusu araştırılmadan süre ret kararlarının verildiği görülmektedir. Şüphesiz, bu tür durumlar genellikle vergi dairesi tarafından yapılan yerli yersiz tebligat hatalarından kaynaklanmakta olup, yazımıza konu olayda da uzlaşma talebi olmasına rağmen önce ihbarnameler gönderilmiş, tarafımızdan dava açılmış, akabinde uzlaşmaya davet yazısı tebliğ edilerek telefon ile uzlaşma günü randevusu verilmiştir. Vergi Mahkemesince uzlaşma dikkate alınmadan davaların süresinde açılmadığına karar verilmiş ise de, yaptığımız başvuru üzerine ANAYASA MAHKEMESİNCE uzlaşma kurumu hatırlatılarak ihlal kararı verilmiştir.
Yüksek Mahkemece (2021/62879) kararda;
"23. Somut olayda dava konusu ihbarnamelerin 9/12/2020 tarihinde başvurucu Şirkete tebliğ edildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bununla birlikte başvurucu Şirket ile 13/1/2021 tarihinde uzlaşma toplantısı yapıldığı, toplantı sonucu uzlaşmanın vaki olmadığının aynı tarihte tutanak altına alındığı görülmüştür. Başvurucu mahkemenin vermiş olduğu süre aşımından ret kararını istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde anılan tutanağa dayanarak dava açma süresinin 13/1/2021 tarihinde başlaması gerektiğini ileri sürmesine rağmen istinaf mahkemesi bu hususu değerlendirmemiştir.
24. Bu itibarla Mahkemece dava süresinin Uzlaşma Tutanağı'nın düzenlendiği tarih yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, ihbarnamenin tebliğ tarihinin esas alınması suretiyle başlatılmasına ilişkin öngörülebilir olmayan yorumunun mahkemeye erişim hakkına yönelik katı bir yorum olduğu, başvurucu üzerinde ağır bir külfete sebep olduğu, bu suretle başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru amaçlarla karşılaştırıldığında orantısız olduğu değerlendirilmiştir. Sonuç olarak başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin ölçüsüz olduğu kanaatine varılmıştır.
25. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir." cümleleriyle uzlaşma tutanağı dikkate alınmaksızın verilen süre ret kararında mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.
Vergi incelemesinin tamamlanması üzerine uzlaşma talep edilmesi halinde öncelikle uzlaşma yoluna gidilecek, uzlaşmanın vaki olmaması üzerine ihbarnameler daha önce tebliğ edilmiş olsa bile uzlaşmama tutanağından itibaren dav açma süresi başlayacaktır Aksine bir uygulama uzlaşma müessesesinin amacına aykırı olduğu kadar mahkemeye erişim hakkına da aykırı olacaktır.
Av. Sadi KAYABAŞI
Kararın linki için;(https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2021/62879)