İmar planlarına karşı doğrudan dava açma sürelerinin geçirildiği hallerde imar planlarının uygulama işlemleriyle birlikte yahut uygulama işleminden bağımsız olarak dava konusu yapılması da mümkündür. Uygulamada özellikle imar planlarına karşı doğrudan dava açma sürelerinin geçirildiği hallerde kamulaştırma, imar düzenlemesi (parselasyon), yapı ruhsatı, imar durum belgesi gibi uygulama işlemleriyle birlikte imar planlarının da dava konusu edilmesi mümkündür.
Özellikle imar durum belgesi talebi üzerine Uygulama İmar Planına karşı dava açılması mümkün olup, Danıştay 6. Dairesi imar durum belgesi üzerine nazım imar planına karşı dava açılmasını olanaklı görmemektedir.
3194 sayılı İmar Kanununda ve yönetmeliklerde tanımı yer almayan imar durum belgesi; taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığını, taşınmaz için planda öngörülen arazi kullanım kararı ile yapılaşma koşullarını detaylı bir şekilde gösteren, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve plan notları ile Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilen kat adedi, bina yüksekliği, bina derinliği, ön bahçe, arka bahçe ve yan bahçe mesafeleri, bina cephesi gibi hususların rakam ve kroki ile yer aldığı ve yapılaşma aşamasında ruhsata eklenecek projelerin hazırlanmasına esas oluşturan uygulamaya yönelik işlemlerdir.
İmar durum belgesi ile beraber dayanağı olan 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planına karşı dava açılması mümkün ise de, Uygulama İmar Planının bulunmaması halinde Nazım İmar Planına karşı dava açılması mümkün değildir.
Nitekim, Bursa 3. İdare Mahkemesince;
"Mimari projelerin hazırlanmasına, yapı ruhsatının alınmasına esas oluşturan, taşınmaz için öngörülen arazi kullanım kararı ile yapılaşma koşullarını detaylı bir şekilde gösteren imar durum belgesi, uygulama imar planına göre tesis edilen bir işlem olduğundan, imar durum belgesi düzenlenmesi üzerine dayanağı uygulama imar planının iptali istenebilirken, nazım imar planının iptalinin istenebilmesi mümkün değildir. Uyuşmazlıkta, davacının imar durumu verilmesi için yaptığı başvuruya idarece dava konusu taşınmazın imar planındaki durumuna ilişkin bilgi verilen cevap üzerine dava açıldığından, uygulama işlemi üzerine dayanağı düzenleyici işlemin iptali istemiyle dava açıldığından söz edilemez" şeklindeki gerekçeyle verilen süre ret kararı Danıştay 6. Dairesinin E:2023/2154, K:2024/1097 sayılı kararı ile onanmıştır.
Danıştay 6. Dairesinin yıllardır istikrarlı bir şekilde uyguladığı plan hiyerarşisi kararları dikkate alındığında, uygulama imar planının bulunmaması halinde imar durum belgesi ile nazım imar planına dava açılamayacağı şeklindeki içtihat, plan hiyerarşisi kararlarına tezat teşkil etmektedir. Zira Danıştay 6. Dairesi yıllardır "Yukarıda belirtilen hükümler uyarınca, alt ölçekli planların üst ölçekli planlara aykırı olamayacağı, arazi kullanım kararlarının alt ölçekli planlarla değiştirilemeyeceği kuşkusuzdur." şeklindeki cümle ile plan hiyerarşisini savunmakta olup, uygulama imar planının yokluğu halinde var olan nazım imar planına karşı imar durum belgesi ile dava açılmasını engelleyerek plan hiyerarşisi gerekçesine aykırı bir karar vermiştir. Bursa 3. İdare Mahkemesinin yukarıda yer verilen dosyasına konu olaydan hareket edecek olursak, ilçe belediyesince yalnız 1/5000 ölçekli nazım imar planı yapılmış ve henüz uygulama imar planı yapılmamışsa parsel malikleri plandan olumsuz etkilenmeleri halinde 1/000 ölçekli plana da dava açabilmelidir zira plan hiyerarşisi gereği alt ölçekli plan da üst ölçekli planın aynısı olacaktır. Bu nedenle, ısrarla plan hiyerarşisini savunan Danıştay 6. Dairesinin bu kararı kendi içinde çelişmekte olup, bir an önce düzeltilmelidir.